Yazarlar

Bir Kapı Kapanmak Üzere… Aksaray Farkında mı?

Yaşar Sarıkaya 8 Ağustos 2026, 11:46

Birileri karar vermeden önce Aksaray ayağa kalkmalı…

Bugün size sıradan bir bina meselesinden bahsetmeyeceğim.

Bugün konuşacağımız konu, Aksaray’ın geleceğiyle ilgili.

Ve belki de yarın çok geç olmadan hepimizin sorması gereken bir soru var:

Aksaray Polis Okulu kapanacak mı?

Edindiğimiz bilgilere göre Aksaray’daki kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik Bakanlık tarafından yapılan performans testleri sonrasında bazı kurumlarımızla ilgili önemli değerlendirmeler yapıldı.

Turizm Otelcilik için güçlendirme kararı gündemde. Binanın geçici olarak başka bir yere taşınması ve gerekli çalışmaların yapılması planlanıyor.

Buraya kadar anlaşılabilir.

Çünkü söz konusu insan hayatıysa, binaların güvenliği tartışmaya açık değildir.

Ancak asıl dikkat çekici olan başka bir konu var.

Polis Okulu…

İddialara göre okul binasıyla ilgili zemin kaynaklı sorunlar nedeniyle çürük raporu verildiği ve okulun kapatılmasının gündeme geldiği konuşuluyor.

İşte tam burada durup düşünmemiz gerekiyor.

Gerçekten tek seçenek kapatmak mı?

Aynı yıllarda yapılan bir hastane binası için güçlendirme yapılabiliyorsa, Polis Okulu için neden aynı ihtimal masaya yatırılmasın?

Elbette bunun teknik olarak mümkün olup olmadığını uzmanlar belirleyecek.

Can güvenliğinden asla taviz verilmemeli.

Ancak bir binanın sorunlu olması ile bir kurumun Aksaray’dan tamamen gitmesi aynı şey değildir.

Gerekirse bu yıl öğrenci alınmasın!

Bina güvenli değilse öğrenciler orada eğitim görmesin.

Gerekirse bir yıl öğrenci alınmasın.

Gerekirse bina tamamen boşaltılsın.

Gerekirse güçlendirme yapılsın.

Gerekirse yeni bina yapılsın.

Gerekirse başka bir alternatif üretilebilsin.

Ama lütfen…

“Bina sorunlu, o halde okul kapansın” kolaycılığına teslim olmayalım.

Çünkü burada kaybedeceğimiz şey sadece bir bina olmayacak.

Bir eğitim kurumu, öğrenciler, çalışanlar, şehir ekonomisine katkı, sosyal hareketlilik ve Aksaray’ın kamu kurumları içerisindeki önemli bir değeri söz konusu.

Bir kurum giderse, geri getirmek her zaman kolay olmaz.

Bugün kapısını kapattığımız bir kurumun yarın yeniden Aksaray’a kazandırılması için yıllarca uğraşmak zorunda kalabiliriz.

Şimdi Aksaray’ın birlik olma zamanı!

Ben inanıyorum ki bu mesele yalnızca bir kişinin, bir kurumun veya bir siyasi partinin meselesi değildir.

Bu, Aksaray’ın ortak meselesidir.

Başta Aksaray Valimiz Sayın Murat Duru olmak üzere;

Aksaray Belediye Başkanımız,

milletvekillerimiz,

siyasi parti il başkanlarımız,

belediye meclis üyelerimiz,

STK’larımız,

meslek odalarımız,

iş dünyamız,

ve Aksaray’ın bütün dinamikleri…

Hepinize sesleniyorum:

Gelin, bu konuda el ele verelim.

Kimseyi suçlamadan, kimseyle kavga etmeden, siyasi hesap yapmadan…

Önce “Bu okul Aksaray’da nasıl kalır?” sorusunun cevabını arayalım.

Sayın Valimizin Aksaray’a verdiği önemi biliyoruz.

Şehrimizin sorunlarına duyarlı olduğunu biliyoruz.

Bu nedenle inanıyorum ki Sayın Valimiz, Polis Okulu’nun Aksaray’da kalabilmesi için bütün alternatifleri değerlendirecektir.

Belki güçlendirme mümkün olacak.

Belki yeni bir bina için çalışma yapılacak.

Belki başka bir çözüm üretilecek.

Yeter ki biz çözüm aramaktan vazgeçmeyelim.

Aksaray bir kez daha el ele verebilir mi?

Ben inanıyorum ki verebilir.

Çünkü Aksaray, gerektiğinde nasıl bir araya geleceğini defalarca göstermiş bir şehir.

Şimdi yine aynı şeyi yapmalıyız.

Bu meselede iktidar-muhalefet ayrımı yapmadan…

Şu parti, bu parti demeden…

Şu kurum, bu kurum demeden…

Aksaray ortak paydasında buluşmalıyız.

Milletvekillerimiz Ankara’da aynı kapıyı çalmalı.

Belediyemiz üzerine düşeni yapmalı.

Valiliğimiz gerekli girişimleri başlatmalı.

Siyasi parti temsilcileri destek vermeli.

STK’lar ve odalar sürecin takipçisi olmalı.

Basın kamuoyunu bilgilendirmeli.

Ve Aksaraylılar da bu kurumun şehirde kalması için sesini yükseltmeli.

Çünkü bazen bir şehri değiştiren şey büyük bütçeler değil, ortaya konulan ortak iradedir.

Bugün susarsak, yarın çok geç olabilir!

Belki bugün “Daha karar verilmedi” denilecek.

Belki “Alternatifler değerlendiriliyor” denilecek.

Ama şehir olarak bizim bugünden harekete geçmemiz gerekiyor.

Çünkü karar verildikten sonra itiraz etmek kolaydır.

Asıl mesele karar verilmeden önce sahip çıkabilmektir.

Bu nedenle buradan açıkça çağrıda bulunuyorum:

Aksaray Polis Okulu kapanmasın!

Gerekirse bu yıl öğrenci alınmasın.

Gerekirse bina güçlendirilsin.

Gerekirse yeni bina yapılsın.

Gerekirse geçici çözüm bulunsun.

Ama Aksaray bu kurumu kaybetmesin.

Çünkü bugün bir okul için mücadele ediyoruz.

Yarın başka bir kurum için mücadele etmek zorunda kalmayalım.

Son sözüm Aksaray’a…

Bugün herkes elini taşın altına koymalı.

Valimizden belediye başkanımıza, milletvekillerimizden siyasi parti temsilcilerimize, oda başkanlarımızdan STK’larımıza kadar herkes…

Bir kez olsun aynı noktada buluşalım.

Birbirimizi eleştirmek için değil…

Aksaray’ın bir değerini korumak için.

Belki de yıllar sonra çocuklarımıza bu okulun nasıl kurtarıldığını anlatacağız.

“Bir zamanlar Polis Okulu kapanacaktı. Ama Aksaraylılar bir araya geldi, el ele verdi ve kurumunu şehrinde tuttu” diyeceğiz.

İşte bunun için bugün sesimizi yükseltmenin tam zamanı.

Aksaray, Polis Okulu’na sahip çık!

Bir kurumumuzu daha kaybetmeyelim.

Gerekirse binayı yenileyelim, güçlendirelim, yeniden yapalım…

Ama okulumuzu Aksaray’da tutalım!

Çünkü bazı kurumlar sadece binalardan ibaret değildir.

Bazı kurumlar bir şehrin hafızasıdır.

Ve Aksaray’ın hafızasından bir sayfanın daha silinmesine izin vermeyelim.