Türkiye’nin 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) açıklandı. Enflasyon, büyüme, ihracat, tarım, enerji, sanayi ve KOBİ’lere ilişkin hedeflerin yer aldığı program, Aksaray ekonomisi açısından da önemli fırsat ve riskler barındırıyor. Peki OVP Aksaray için ne anlama geliyor?
Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yılına ilişkin yol haritasını ortaya koyan Orta Vadeli Program, Aksaray açısından doğrudan bir yatırım paketi niteliğinde değil. Programda Aksaray’a özel belirlenmiş bir yatırım veya kaynak miktarı açıklanmıyor. Ancak devletin önümüzdeki dönemde destekleyeceği sektörler, Aksaray’ın ekonomik yapısıyla önemli ölçüde örtüşüyor.
Tarım, hayvancılık, gıda sanayisi, yenilenebilir enerji, imalat, ihracat, teknoloji, lojistik ve KOBİ’lerin dönüşümü Aksaray için öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Ancak fırsatların yanında yüksek finansman maliyetleri, sıkılaşan vergi denetimleri, kuraklık, su kaynakları üzerindeki baskı ve kamu harcamalarındaki daralma gibi riskler de bulunuyor.
OVP Aksaray için neden önemli?
OVP, Aksaray’a doğrudan “şu yatırım yapılacak” demese de önümüzdeki üç yılda Türkiye ekonomisinin hangi alanlara yönlendirileceğini gösteriyor.
Programın yüksek katma değerli üretim, ihracat, dijitalleşme, enerji verimliliği ve tarımsal üretimde teknoloji kullanımına verdiği önem, Aksaray’ın mevcut ekonomik potansiyeliyle doğrudan bağlantılı.
Aksaray’ın önündeki temel soru ise yalnızca daha fazla üretmek değil.
Üretilen ürünün daha yüksek katma değere dönüştürülmesi ve ekonomik kazancın daha büyük bölümünün Aksaray’da kalması gerekiyor.
Aksaray’ın en büyük avantajı üretim gücü
Aksaray ekonomisi tarım ve hayvancılığın yanı sıra gelişen sanayi yapısıyla da dikkat çekiyor.
Buğday, arpa, şeker pancarı, patates ve diğer tarımsal ürünler kent ekonomisinde önemli yer tutarken büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık da güçlü sektörler arasında bulunuyor.
Bunun yanında organize sanayi bölgesindeki üretim kapasitesi, gıda, makine, otomotiv yan sanayi, yapı malzemeleri ve farklı imalat alanlarında Aksaray’ın sanayi potansiyelini ortaya koyuyor.
Kentin Türkiye’nin merkezindeki konumu da önemli bir avantaj sağlıyor.
Aksaray’ın Ankara, Konya, Kayseri, Nevşehir ve Niğde gibi önemli üretim ve tüketim merkezlerine yakınlığı, lojistik ve ticaret açısından önemli fırsatlar oluşturuyor.
Ancak bu avantajların daha yüksek ekonomik değere dönüşmesi gerekiyor.
Aksaray üretiyor ama katma değer daha da artırılabilir
Aksaray’da tarımsal ve hayvansal üretim güçlü olmasına rağmen asıl ekonomik kazanç yalnızca hammadde üretiminden elde edilmiyor.
Bir ürünün işlenmesi, paketlenmesi, markalaşması ve son tüketiciye ulaştırılması, üretimin değerini önemli ölçüde artırıyor.
Örneğin süt yalnızca hammadde olarak satılmak yerine peynir, süt tozu, yoğurt ve farklı katma değerli gıda ürünlerine dönüştürülebilir.
Patates işlenmiş gıda ürünlerine, tahıllar yüksek katma değerli gıda ürünlerine dönüştürülebilir.
Hayvancılıktan ortaya çıkan atıklar ise biyogaz ve organik gübre üretiminde değerlendirilebilir.
Bu nedenle OVP’nin yüksek katma değerli üretim ve tarıma dayalı sanayi hedefleri Aksaray açısından önemli bir fırsat sunuyor.
Akıllı tarım Aksaray’da yaygınlaşabilir
OVP’de tarımda teknoloji, veri, yapay zekâ, sensör sistemleri ve hassas üretim uygulamalarına verilen önem dikkat çekiyor.
Aksaray açısından bunun karşılığı oldukça somut.
Toprağın ne zaman sulanacağı, ne kadar su kullanılacağı, hangi bölgede hastalık veya verim kaybı yaşandığı sensör ve dijital sistemlerle takip edilebilir.
Bu uygulamalar sayesinde hem üretim maliyetlerinin hem de su tüketiminin azaltılması mümkün olabilir.
Aksaray Üniversitesi, tarım kuruluşları, üretici birlikleri ve teknoloji şirketlerinin ortak çalışmasıyla kentte bir Tarım Teknolojileri ve Veri Merkezi oluşturulması da değerlendirilebilir.
Buradaki temel amaç teknolojiyi çiftçinin günlük hayatında kullanılabilir hale getirmek olmalı.
Aksaray için güneş enerjisi fırsatı
Yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması OVP’nin önemli hedefleri arasında.
Aksaray ise güneş enerjisi yatırımları açısından değerlendirilmesi gereken illerden biri.
Güneş enerjisi yalnızca büyük ölçekli enerji santralleri üzerinden düşünülmemeli.
Organize sanayi bölgelerindeki fabrika çatılarında, tarımsal işletmelerde, hayvancılık tesislerinde ve sulama sistemlerinde güneş enerjisinden daha fazla yararlanılabilir.
Özellikle güneş enerjisi + tarım + sanayi modeli Aksaray’ın enerji maliyetlerini azaltırken üretim kapasitesine de katkı sağlayabilir.
Hayvancılık işletmelerindeki atıkların biyogaz tesislerinde değerlendirilmesi de yenilenebilir enerji alanında ikinci bir fırsat oluşturuyor.
Aksaray turizmde daha fazla değer yaratabilir
OVP’nin turizm gelirlerini artırma hedefi Aksaray açısından da fırsatlar oluşturabilir.
Aksaray denildiğinde özellikle Ihlara Vadisi, Güzelyurt, Manastır Vadisi, Hasan Dağı ve Sultanhanı gibi turizm değerleri öne çıkıyor.
Ancak kentin turizmdeki hedefi yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak olmamalı.
Asıl hedef, turistin Aksaray’da daha uzun süre kalmasını sağlamak olmalı.
Ihlara Vadisi ve Güzelyurt başta olmak üzere doğal ve tarihî alanlar; yöresel mutfak, doğa yürüyüşleri, kültür rotaları ve konaklama imkânlarıyla birlikte planlanabilir.
Aksaray, Kapadokya bölgesine gelen turistlerden daha fazla pay almak için konaklamalı turizm destinasyonu haline gelmeye odaklanabilir.
Lojistik Aksaray ekonomisinin önemli kozlarından biri
Aksaray’ın Türkiye’nin merkezindeki konumu, sanayi ve ihracat açısından önemli bir avantaj.
Ancak bu avantajın daha fazla kullanılması için lojistik altyapının üretimle birlikte ele alınması gerekiyor.
Depolama, soğuk hava zinciri, tarımsal ürün lojistiği ve ihracat altyapısının geliştirilmesi, özellikle gıda ve tarım sektörlerinin pazar erişimini kolaylaştırabilir.
Aksaray böylece yalnızca üretim yapan değil, üretilen ürünlerin bölgesel dağıtım ve lojistik merkezi haline gelen bir şehir olabilir.
KOBİ’ler için destek fırsatı var ama hazırlık şart
Aksaray ekonomisinde KOBİ’lerin önemli bir ağırlığı bulunuyor.
OVP’de Kredi Garanti Mekanizması, alacak sigortası ve işletme sermayesine yönelik finansman imkânlarının güçlendirilmesi öngörülüyor.
Ancak desteklerin varlığı tek başına yeterli değil.
İşletmelerin mali kayıtlarının düzenli olması, gerçek maliyetlerini bilmesi, dijital muhasebe ve finans sistemlerini kullanması ve proje hazırlama kapasitesine sahip olması gerekiyor.
Aksaray’da KOBİ’lere finansman, ihracat, dijitalleşme, enerji verimliliği ve devlet destekleri konusunda yardımcı olacak bir KOBİ Dönüşüm Ofisi kurulması önemli bir adım olabilir.
Aksaray için en büyük tehdit: Su
Aksaray’ın önümüzdeki yıllarda karşı karşıya kalacağı en önemli sorunlardan biri su kaynakları olacak.
Kuraklık ve yer altı suyu üzerindeki baskı, tarımsal üretimin geleceği açısından ciddi risk oluşturuyor.
Bu nedenle tarımda yalnızca üretim miktarını artırmaya odaklanmak yeterli değil.
Daha az su kullanarak daha fazla ekonomik değer üretmek gerekiyor.
Hangi ürünün ne kadar su tükettiği, hangi bölgelerde hangi üretim modelinin sürdürülebilir olduğu ve sulama sistemlerinde yaşanan kayıpların ne kadar olduğu bilimsel verilerle ortaya konulmalı.
Aksaray’ın kapsamlı bir su bütçesine ve ürün planlamasına ihtiyacı bulunuyor.
Su kaynakları doğru yönetilmezse tarım teknolojisi, gıda sanayisi ve ihracat için yapılacak yatırımların uzun vadeli sürdürülebilirliği de riske girebilir.
Yüksek faiz Aksaraylı işletmeleri zorlayabilir
OVP’de enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasının sürdürüleceği belirtiliyor.
Bu durum kredi maliyetlerinin kısa sürede düşmeyebileceği anlamına geliyor.
Aksaray’da tarım, hayvancılık, sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerin işletme sermayesi ihtiyacı düşünüldüğünde finansman maliyetleri önemli bir gündem maddesi olmaya devam edecek.
İşletmelerin yatırım kararlarında yalnızca faiz oranına değil, kredi vadesine, geri ödeme dönemine ve yatırımın ne zaman gelir üretmeye başlayacağına bakması gerekiyor.
Vergi ve SGK denetimleri daha da dijitalleşecek
OVP’nin önemli başlıklarından biri de kayıt dışılıkla mücadele.
Vergi denetimlerinde yapay zekâ ve büyük veri kullanımının artırılmasıyla banka hareketleri, faturalar, beyannameler ve SGK kayıtları daha kapsamlı şekilde karşılaştırılabilecek.
Bu durum kayıtlarını düzenli tutan işletmeler açısından avantaj sağlayabilir.
Ancak muhasebesi düzensiz olan, şirket ve şahsi harcamaları birbirine karıştıran veya çalışan kayıtlarında eksiklik bulunan işletmeler açısından risk oluşturabilir.
Aksaray’daki işletmelerin denetim gelmesini beklemeden mali ve idari kayıtlarını gözden geçirmesi önem taşıyor.
Aksaray’ın en büyük ihtiyacı: Ortak ekonomik plan
Aksaray’ın tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, lojistik ve turizm alanlarında önemli potansiyeli bulunuyor.
Ancak sektörlerin birbirinden bağımsız hareket etmesi, bu potansiyelin tamamının ekonomik değere dönüşmesini engelleyebilir.
Oysa Aksaray için sektörlerin birbirini tamamladığı bir model oluşturulabilir.
Tarım hayvancılıkla, hayvancılık gıda sanayisiyle, gıda sanayisi ihracatla, güneş enerjisi tarımla, lojistik sanayiyle, üniversite ise teknolojiyle birlikte düşünülmeli.
Valilik, belediyeler, Aksaray Üniversitesi, ticaret ve sanayi odaları, borsa, OSB yönetimleri, üretici birlikleri ve sektör temsilcileri 2027-2029 dönemini kapsayan ortak bir Aksaray Ekonomik Dönüşüm Planı hazırlayabilir.
Bu planın yalnızca hedeflerden oluşmaması gerekiyor.
Projelerin maliyeti, finansman kaynağı, sorumlu kurumu ve tamamlanma takvimi net biçimde ortaya konulmalı.
Aksaray için fırsatlar ve riskler neler?
Aksaray’ın güçlü yönleri arasında tarım ve hayvancılık, gelişen sanayi, güneş enerjisi potansiyeli, stratejik coğrafi konum, lojistik avantaj ve turizm değerleri bulunuyor.
Zayıf yönler arasında ise su kaynakları üzerindeki baskı, yüksek üretim maliyetleri, bazı sektörlerde düşük katma değerli üretim, KOBİ’lerin finansman sorunları ve nitelikli iş gücünün kentte tutulması konusu öne çıkıyor.
Aksaray için önemli fırsatlar; akıllı tarım, tarıma dayalı sanayi, gıda teknolojileri, yenilenebilir enerji, biyogaz, lojistik, ihracat ve turizmin çeşitlendirilmesi olarak sıralanabilir.
En önemli tehditler ise kuraklık, su kıtlığı, yüksek finansman maliyetleri, artan vergi ve SGK denetimleri, enerji maliyetleri ve dış pazarlardaki belirsizlikler.
Sonuç: Aksaray’ın hedefi daha fazla üretmek değil, daha fazla değer üretmek olmalı
Yeni Orta Vadeli Program Aksaray’a özel bir kalkınma paketi sunmuyor.
Ancak programın tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, teknoloji, ihracat ve KOBİ’ler konusunda ortaya koyduğu hedefler Aksaray için önemli bir hareket alanı oluşturuyor.
Asıl soru şu:
Aksaray yalnızca tarım ve hayvancılık ürünleri üreten, sanayi tesislerinde üretim yapan bir şehir olarak mı kalacak, yoksa ürettiğini işleyen, markalaştıran, teknolojiyle buluşturan ve dünyaya satan bir ekonomik yapıya mı dönüşecek?
Ürün Aksaray’da üretiliyor ancak asıl kazanç başka yerde kalıyorsa kentin sahip olduğu potansiyelin tamamı ekonomik değere dönüşmüyor demektir.
Önümüzdeki üç yıl bu açıdan kritik.
Kurumlar ortak hareket eder, hazır projeler oluşturur, su sorununu merkeze alan sürdürülebilir üretim modeline geçer ve tarım ile sanayiyi daha güçlü biçimde buluşturursa Aksaray, OVP’nin sunduğu fırsatlardan önemli ölçüde yararlanabilir.
Aksaray’ın yeni bir potansiyele ihtiyacı yok.
İhtiyaç olan şey; mevcut potansiyeli ortak akılla, doğru projelerle ve planlı yatırımlarla ekonomik değere dönüştürmek.


Yorumlar