Yazarlar

Aksaray’da Herkes Şikâyetçi, Peki Kim Sorumlu?

Yaşar Sarıkaya Yaşar Sarıkaya | 19 Ağustos 2026, 13:12
Aksaray’da Herkes Şikâyetçi, Peki Kim Sorumlu?
Haberi Sesli Dinle
Sesler yükleniyor…

Aksaray’da son yıllarda herkesin konuştuğu bir şey var:

Şehir büyüyor ama şehir büyüdükçe sorunlar da büyüyor.

Trafik yoğunlaşıyor.

Park sorunu büyüyor.

Kaldırımlar işgal ediliyor.

Yeni binalar yükseliyor ama bazı bölgelerde şehir hayatının kalitesi aynı hızla yükselmiyor.

Ve biz ne yapıyoruz?

Konuşuyoruz.

Kahvede konuşuyoruz.

Sosyal medyada konuşuyoruz.

WhatsApp gruplarında konuşuyoruz.

Şikâyet ediyoruz.

Sonra ertesi gün aynı sorunla karşılaştığımızda yine şikâyet ediyoruz.

Peki hiç kendimize şu soruyu soruyor muyuz?

“Bu şehir neden böyle?”

Asıl mesele burada.

Çünkü Aksaray’ın problemlerinin tamamını belediyeye, valiliğe, milletvekiline, esnafa ya da vatandaşa yüklemek kolay.

Zor olan, herkesin kendi payına düşen sorumluluğu kabul etmesi.

Şehir büyüyor, zihniyet büyüyor mu?

Aksaray artık eski Aksaray değil.

Nüfus artıyor.

Yeni mahalleler oluşuyor.

Yeni konutlar yapılıyor.

Sanayi gelişiyor.

Araç sayısı artıyor.

İnsanların beklentileri değişiyor.

Fakat şehir kültürü aynı hızda değişiyor mu?

İşte asıl tartışılması gereken konu bu.

Bir şehrin gelişmişliği sadece kaç katlı bina yapıldığıyla ölçülmez.

Şehrin gelişmişliği, insanların birbirlerinin hakkına ne kadar saygı gösterdiğiyle de ölçülür.

Kaldırıma aracını bırakıp “Beş dakika duracağım” diyen vatandaş da bu şehrin sorununun parçasıdır.

Dükkânının önünü kendi mülkü gibi görüp kamusal alanı işgal eden esnaf da…

Trafikte birkaç saniye kazanmak için kural ihlali yapan sürücü de…

Çöpünü yere atan vatandaş da…

Ama burada başka bir soru daha var:

Denetim nerede?

“Nasıl olsa kimse bir şey demiyor”

Belki de Aksaray’ın en tehlikeli cümlesi bu.

“Nasıl olsa kimse bir şey demiyor.”

Kaldırıma araç bırakıyorum, kimse bir şey demiyor.

Çevreyi kirletiyorum, kimse bir şey demiyor.

Kurala uymuyorum, kimse bir şey demiyor.

İşimi gerektiği gibi yapmıyorum, kimse hesap sormuyor.

Böyle böyle şehir kültürü oluşuyor.

Sonra dönüp “Aksaray neden böyle?” diye soruyoruz.

Oysa şehir dediğimiz şey, biraz da bizim aynadaki görüntümüzdür.

Peki siyaset?

Şimdi gelelim kimsenin çok rahat konuşamadığı yere…

Yerel siyasete.

Aksaray’da seçimden seçime şehir konuşuluyor.

Projeler anlatılıyor.

Temel atılıyor.

Açılış yapılıyor.

Fotoğraflar çekiliyor.

Sonra gündem değişiyor.

Oysa vatandaşın gündemi seçimden seçime değişmiyor.

Vatandaş her sabah aynı trafiğe giriyor.

Aynı kaldırımlarda yürüyor.

Aynı otopark sorununu yaşıyor.

Aynı ekonomik sıkıntılarla mücadele ediyor.

Bu nedenle artık şehir yönetiminde yeni bir anlayışa ihtiyaç var:

“Ne yaptık?” yerine “İnsanların hayatını ne kadar değiştirdik?”

Bir yol yapmak önemlidir.

Ama o yolun trafiği gerçekten rahatlatıp rahatlatmadığı daha önemlidir.

Bir park yapmak güzeldir.

Ama o parkın güvenli, temiz ve kullanılabilir olup olmadığı daha önemlidir.

Bir proje açıklamak önemlidir.

Ama vatandaşın hayatına dokunup dokunmadığı hepsinden önemlidir.

Aksaray’ın gençleri ne düşünüyor?

Bence asıl gündem burada.

Aksaray’ın gençlerine mikrofon uzatıp sormalıyız:

“Burada yaşamak istiyor musun?”

Eğer gençlerin önemli bir bölümü “İş bulursam giderim” diyorsa…

Eğer üniversite mezunu genç “Burada kendime gelecek göremiyorum” diyorsa…

Eğer yetenekli insanlar başka şehirlerde fırsat arıyorsa…

O zaman bir yerde durup düşünmemiz gerekiyor.

Çünkü gençlerini tutamayan bir şehir, geleceğini de tutamaz.

Artık birbirimizi kandırmayalım

Aksaray kötü bir şehir değil.

Tam tersine, çok ciddi potansiyeli olan bir şehir.

Ama potansiyelimizin arkasına saklanmayı bırakmamız gerekiyor.

“Bizim Ihlara Vadimiz var.”

“Bizim Hasan Dağımız var.”

“Bizim sanayimiz gelişiyor.”

“Bizim tarımımız güçlü.”

Evet.

Bunların hepsi doğru.

Ama bunlar Aksaray’ın başarı karnesi değil, sahip olduğu imkânlardır.

Başarı; bu imkânları ne kadar doğru kullandığımızla ölçülür.

Şimdi söz sırası Aksaray’da

Ben bu yazının sonunda cevap vermek yerine soru sormak istiyorum.

Çünkü belki de artık hepimizin aynı masaya oturup konuşmasının zamanı geldi.

Aksaray’ın en büyük sorunu sizce ne?

Trafik mi?

Otopark mı?

Şehir planlaması mı?

Gençlerin iş bulamaması mı?

Sosyal hayatın yetersizliği mi?

Esnafın sorunları mı?

Tarım mı?

Turizm mi?

Yoksa bütün bunların üzerinde duran daha büyük bir sorun mu var?

Benim cevabım şu:

Aksaray’ın en büyük sorunu, sorunları konuşup çözüm konusunda yeterince ısrarcı olamamak.

Bir sorun ortaya çıkıyor.

Üç gün konuşuluyor.

Bir hafta sonra unutuluyor.

Sonra aynı sorun yeniden karşımıza çıkıyor.

Belki artık bunu değiştirmeliyiz.

Bu şehir hepimizin.

Yöneticinin de…

Esnafın da…

Çiftçinin de…

Gencin de…

Emeklinin de…

Gazetecinin de…

Vatandaşın da…

O halde bugün Aksaray’a bir soru bırakalım:

“Bu şehirde değişmesini istediğiniz tek şey ne?”

Cevapları gerçekten merak ediyorum.

Çünkü belki de Aksaray’ın en büyük gündemi, Aksaraylıların artık susmaması olacaktır.

Yorumlar

Yorum Yaz

WhatsApp Kanalımız Abone olabilirsiniz